Ana Sayfa Kadın Devlet kadının giysisini değil erkek şiddetini ve eşitsizliği yasaklasın! – Rabia Baldemir

Devlet kadının giysisini değil erkek şiddetini ve eşitsizliği yasaklasın! – Rabia Baldemir

İsviçre’de 7 Mart’ta başka yasalarla beraber burka yasağı yasası da oylanacak. Sözüm ona devrimci, eşitlikçi, kadın hakları savunucuları amalı fakatlı, süslü püslü cümleler kurup “burkaya hayır” diyorlar. Bunu yaparken de müthiş kahramanlarımız(!) kadınları gerici, yobaz, şeriat sisteminden kurtarmak, onları özgürleştirmek istediklerini söylüyorlar.

Öyle ya, sadece kadınların ne giyip giymeyeceklerini, nasıl davranacaklarını değil nasıl özgürleşeceklerini de en iyi bu “kurtarıcılar” biliyorlar! Patriarkayla kol kola veren bu efendilerin sistemlerinin biri zorla giydirirken diğeri yasakla çıkarttırmak istiyor. Kadınların ne istediği kimsenin umurunda değil! Bütün sistemlerin derdi kadın bedeni üzerinde tahakkümlerini sürdürmek ve bu tahakkümü ihtiyaç duydukları zamanda ve konuda manipülasyon aracı olarak kullanmak.

Ortadoğu’da İŞİD ve hamileri kadını çarşafa koyarak kontrol etmeye çalışıyorken Avrupa’daki patriarka da burkayı yasaklayarak kontrolünü sürdürmek istiyor. Kadının ne giyeceğine, doğurup doğurmayacağına, evlenip evlenmeyeceğine, kiminle, nerede, ne zaman buluşacağına karışmak, kadının bedeni, tercihleri ve yaşamı üzerinde söz sahibi olmaya çalışmanın özgürlükle alakası olamaz. Bunu ister babalarımız, kocalarımız, sevgililerimiz yapsın, ister din istesin isterse de devlet düzenlesin fark etmez, hepsi kadının kendi iradesine müdahaledir ve erkek egemenliğin güçlenmesinden başka bir işe yaramaz!

Burka yasağını savunan inisiyatif kadınları özgürleştirmek için değil aksine kadınları eve hapsetmek, kamusal alandan ve haklardan mahrum etmek isteyen bir zihniyete sahiptir. Onlar bir kez daha kadın bedeni üzerinden siyaseti devreye sokarak toplumu kutuplaştırmak, devleti daha fazla müdahaleci, kontrolcü, baskıcı, yasakçı, denetlemeci hale getirmek istiyorlar. Sayıları İsviçre’de 50’yi geçmeyen burkalı kadını (ki bunların yarısı İsviçreli) bahane ederek göçmenlere, kadınlara, ilticacılara, LGBTİ+lara karşı politikaların önünü açmak istemektedirler.

Şayet bu gerici inisiyatif kadın bedeni üzerinden siyasetin tuttuğunu görürse emin olun ki yarın başka yasaklarla karşımıza çıkacaklardır. Kadınları özgürleştirecek olan devletin kadın bedenine, iradesine müdahale eden yasakları değil cinsiyetçiliği, ayrımcılığı, tacizi, tecavüzü, kadına yönelik erkek şiddetini ağır cezalandıran yasalar olacaktır. Devlet kadınların özgürleşme mücadelesine katkı sağlamak istiyorsa önce bu görevlerini yerine getirsin. İsviçre’de hala kadınlar eşdeğer işe eşit ücret alamıyor ve aynı işi yaptıkları erkeklerden en az yüzde 20 daha az kazanıyorsa kimse bize burka yasağıyla kadınların özgürleşeceğini anlatmasın!

22 Şubat 2021

- Advertisement -

En Çok Okunan