Ana Sayfa Emek İngiltere ve Türkiye’deki Sendikalardan ortak çağrı

İngiltere ve Türkiye’deki Sendikalardan ortak çağrı

İngiltere ve Türkiye’deki Sendikalar Birleşik Krallık Hükümetini Türkiye ile imzalanan ticaret anlaşmasını işçi haklarına riayet edilmediği sürece askıya alma çağırıyor.

Birleşik Krallık ve Türkiye’de 5.8 milyondan fazla emekçiyi temsil eden sendikalar TUC, KESK ve DİSK ortak bir açıklama yayınlayarak ticaret anlaşmalarının ücretleri aşağı çeken rekabete son vermek ve insan onuruna yaraşır çalışma koşullarını geliştirmek için temel işçi haklarına riayet etmesi gerektiği çağrısı yaptı.

Yapılan ortak çağrının tam metni şöyle:

TUC, KESK ve DİSK Birleşik Krallık ve Türkiye’de 5.8 milyondan fazla emekçiyi temsil etmektedir. Her iki ülkeden sendikalar olarak ticaret anlaşmalarının ücretleri aşağı çeken rekabete son vermek ve insan onuruna yaraşır çalışma koşullarını geliştirmek için temel işçi haklarına riayet etmesi gerektiği çağrısını yineliyoruz.

Birleşik Krallık hükümetinin 29 Aralık tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti-Türkiye’nin AB ile yaptığı gümrük anlaşmasındaki aynı yaklaşımla-ile Türkiye’nin işçi haklarına riayet etmesine dair herhangi bir taahhüt bulunmayan bir ticaret anlaşması imzalamasından kaygı duyuyoruz. Böylesi taahhütlerin bulunmaması anlaşmanın Türkiye Cumhuriyeti hükümetini son yıllarda keskin bir biçimde artan sendika ve işçi hakları ihlallerini durduracak biçimde kullanma imkanı olmadığı anlamına gelecektir.

İşçiler, emekçiler ve sendika üyeleri, yöneticileri meşru ve sıradan sendikal faaliyetleri nedeniyle çeşitli idari ve yargısal baskılara maruz kalmaktadır. Bu baskıcı politikalar ve uygulamar arasında idari soruşturmalar, açığa alma, ihraç, haksız bir biçimde sözleşmenin sonlandırılması, işçilerin ve kamu emekçilerinin sürgün edilmesi, davalar, gözaltı ve tutuklamalar ve her türlü demokratik protesto karşısında yaşanan fiziksel saldırılardır. Bu ihlalleri belgeleyen çok sayıda rapor bulunmaktadır.[1]

Bu nedenle, Birleşik Krallık ve Türkiye arasındaki mevcut ticaret anlaşmasına itiraz ediyoruz.

Birleşik Krallık hükümeti ticaret görüşmelerine yaklaşımını insan hakları ve işçi haklarını geliştirilecek biçimde gerçekleştirmelidir.

Birleşik Krallık hükümetine Türkiye Cumhuriyeti hükümetini herhangi bir anlaşmanın ön koşulu olarak Uluslararası Çalışma Örgütü’nün temel sözleşmelerine riayet ettiğini göstermesini talep etmesi çağrısında bulunuyoruz.

Birleşik Krallık ve Türkiye arasındaki herhangi bir anlaşmada aşağıdaki kilit öneme sahip unsurlar yer almalıdır:

1. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün emekçi hakları ile ilgili temel sözleşmelerinin onaylanması ve riayet edilmesi ile etkili bir biçimde uygulanabilecek—ihlallerin gerçekleşmesi durumunda cezaların olduğu ve uygulanma sürecinde sendikaların rolünün olduğu-BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine yönelik taahhütler;

2. Göçmen işçilerin haklarının korunması-herhangi bir anlaşma göçmen, mülteci ve  sığınmacı işçilere statüleri ne olursa olsun haklarını kullanma imkanı vermelidir;

3. Hükümetlerin ekonomik gelişim, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sosyal ve çevresel amaçlar için kamu ihalesi ve devletin sahip olduğu işletmeleri kullanma hakkının korunması;

4. Sağlık, eğitim ve ulaştırma gibi kamu hizmetlerinin anlaşmanın tamamen dışında bırakılarak tüm kamu hizmetlerinin korunması-kamu hizmetlerinin küresel piyasa güçlerine açılması özel şirketlerin kar etmesi değil kamusal yarar için sunulması gereken evrensel ve nitelikli kamu hizmetlerine ihtiyaç duyan toplumlarımız için yararı olmayacaktır;

5. Hükümetlerin veri entegrasyonu, güvenliği ve gizlilik önlemleri alarak tüketici ve emekçilerin haklarını korumak için gerekli politikaları oluşturması ve yürütmesi haklarının korunması; bahse konu verilerin ayrımcılığın herhangi bir türü için kullanılmasını önlenmesi;

6. Hükümetlerin bilgilerin ülke sınırı dışına çıkması ile ilgili düzenleme yapma, şirketlerin yerel temsilci bulundurmasını talep etme, kaynak kodlara ve algoritmalara erişim haklarının korunması; mahremiyetin sağlanması, halk sağlığının korunması ve ayrımcılığın önlenmesi için tüketicilerin korunması;

  1. Yabancı yatırımcılara karlarını tehdit eden uygulamaları nedeniyle hükümetlere karşı dava açabildikleri Yatırımcılarla Devlet Arasındaki Uyuşmazlıkların Halli Mekanizması (ISDS) veya Yatırım Mahkemesi Sistemi (ICS) gibi yabancı yatırımcılara yönelik her türlü özel mahkemenin hariç tutulması;
  2. Farmasötik ilaçlar bakımından patent koruması veya verilerin korunmasının uzatılması uygulamasını hariç tutulması;9. Hükümetlerimizin Paris Anlaşması ve Adil Geçişi destekleyen politikaların desteklenmesi ve uygulanması yönündeki taahhütlerini yer alması;10. Fiyat indirmeye yönelik sağlam bir duruş ve ek gider vergisi düzenlemeleri gibi adil olmayan ticari uygulamalarla mücadele için işbirliğinin geliştirilmesi, uygulanan karaların boşluklarından yararlanma veya vergi kaçırmanın önlenmesi.

[1]

Human Rights Association’s annual assessment on human rights in Turkey:

Confederation of Public Employees’ Trade Unions report on the trade union rights and freedoms in Turkey:

http://en.kesk.org.tr/wp-content/uploads/2020/04/KESKs_opinions_on_current_trade_union_situation.pdf

ITUC Global Rights Index for 2019:

https://www.ituc-csi.org/IMG/pdf/2019-06-ituc-global-rights-index-2019-report-en-2.pdf

Turkey is among the ten worst countries for trade union rights.

Report of the Committee of Experts on the Application of the Conventions and Recommendations for 2020:

https://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/—ed_norm/—relconf/documents/meetingdocument/wcms_736204.pdf

Türkiye ile ilgili bölüm için sayfa 185 ila 197 arasına bakınız.

- Advertisement -

En Çok Okunan