Ana Sayfa Avrupa İsviçre’nin Vaud kantonu yerel genel seçimlere gidiyor – Hüseyin Bektaş

İsviçre’nin Vaud kantonu yerel genel seçimlere gidiyor – Hüseyin Bektaş

Vue sur la Cité, le lac, les Alpes

Başta Lozan olmak üzere Vaud kantonuna bağlı 10 seçim bölgesi ve toplam 318 komün Mart 2021’de yapılacak olan yerel genel seçimlere hazırlanıyor. Bu seçimlerde belediye meclisleri (yaklaşık 8’000 üye), belediye yönetimleri (yaklaşık 1’600 yönetici) ve belediye başkanlıkları (318 başkan) yeniden seçilmiş olacak

İsviçre ve Vaud kantonundaki Türkiye ve Kürdistanlı göçmenlerin kısa panoraması

İsviçre devletinin yayımladığı resmi rapor, belge ve konu üzerinden çalışan araştırmacıların çalışmalarını incelediğimizde, 1960’lardan başlayarak Türkiye’den İsviçre’ye, dört esas dalga şeklinde, göç olduğunu gözlemliyoruz.[1] Birinci dalga, 1960’lı yılların ortasından başlayarak 1980’e kadar süren, nerdeyse tamamen ekonomik nedenlerle gelen, göçmenlerdir. İkinci dalga ise, 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle başlayan daha çok sendikacı, öğrenci, sol-sosyalist militanlarından oluşan, daha çok siyasi sığınmacılardan oluşan, politik göçmenlerdir. 1990’larda giderek yoğunlaşan, Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile Türkiye Cumhuriyeti (ordu, polis, korucu ve kontra-örgütler) göçleri arasında yaşanan çatışmalardan sonra, ağırlıklı Kuzey Kürdistan’dan gelen, Kürt siyasi göçmeler ise üçüncü dalgayı oluşmaktadır. Son ve dördüncü dalgayı ise, süreklilik arz eden, aile bileşimlerinden dolayı gelenler (çocuk, eşler) oluşmaktadır.     

Türkiye’den gelen göçmenler olarak neredeyse yarım yüzyıldır (50 yıl) İsviçre’de yaşıyor, burada oturuyor, çalışıyor, üretiyor, vergi veriyoruz. Hayatımızın ve zamanımızın %90’ı bu ülkede geçiyor. Buraya annemiz, babamız, eşimiz geldi, çocuklarımız ve torunlarımız doğdu ve büyüdü. Zamanla İsviçre yaşadığımız ülkemiz haline gelirken geldiğimiz ülkeler tatil için gittiğimiz “ülkemize” dönüşüyor. Dünyanın geldiği yer itibariye artık bireyleri tek kimlikli, tek kültürlü, tek dilli vb. tanımlamak mümkün değildir.

Bireydeki değişim, bireylerin kolektif olarak yaşadığı sosyal yapıları, sistemleri, devletleri de değiştirmek ve dönüştürmek durumundadır. Bundan dolayı belirli zorunluluklardan dolayı yer değiştiren ve göç eden birey ve toplumların yeni geldikleri yere ve topluma entegrasyonu tek taraflı değil, karşılıklı bir süreçtir. Bir taraftan yeni gelen geldiği ülkeyi, şehri, komünü ve içinde yaşayan insanı, dili, kültürü tanımak, kavramak, öğrenmek için bir çaba içerisine girmesi gerekir. Diğer taraftan karşılayan ülke, şehir, komün de kurumlarıyla, sosyal programlarıyla, insanıyla yeni geleni anlama, kavrama ve karşılamaya açık olmalıdır. İyi bir entegrasyon ancak gönüllü olarak karşılıklı çaba, istek ve açıklıkla olur.

İsviçre ve Vaud Kanton’unda ne kadar yabancı kökenli nüfus var?

Bugün 8,6 milyon olan İsviçre nüfusunun %25,3’ini yabancı kökenliler oluşturmaktadır.[2] 2016 verilerine göre bu oranın geldiği kıtalara göre dağılımı ise şu şekildedir: %80,4 Avrupa, %10,6 Asya, %4,90 Afrika, %3,75 Amerika ve çok küçük bir oranı olan %0,106’sı da bilinmemektedir. Bu yabancı nüfusun yarıdan fazlasını Almanya, İtalya, Portekiz ve Fransa’dan gelenler oluşturmaktadır. Yine 2019 verilere göre Türkiye’den gelen toplam göçme oranı ise %3,1 ile 67 711 kişidir. Bu sayıya İsviçre vatandaşlığı alanları da eklediğimizde yaklaşık 130 000 Türkiye kökenli göçmenin İsviçre’de yaşamakta olduğunu görüyoruz.

800 binin biraz üzerindeki toplam nüfusu ile İsviçre’nin en kalabalık 3. Kantonu olan Vaud Kantonu, 2019 yılı verilerine göre toplam nüfusunun %33’ünü yabancılar oluşturmaktadır. Bu durum kimi komünlerde daha yüksek oranlara ulaşmaktadır. Bazı komünlerdeki oran şu şekildedir: Vevey’de %41,6, Lozan’da %42,4, Rolle’de %44, Montreux’da %44,2, Crissier’de %44,8, Ecublens’da %46,3, Saint-Sulpice’de %47,1, Renens’de %49,9 ve Chavannes-près-Renens’de ise bu oran %50,2 ile çoğunluğa ulaşmaktadır.[3]

Hep Birlikte Geleceğimize Sahip Çıkalım!

Dünya’da ve İsviçre’de yıllardır sağ iktidarlar eliyle sürdürülen, daha fazla insan sömürüsü, doğa tahribatı, aşırı üretim ve tüketimi, yani kısaca karı temel alan, neoliberal ekonomi politikaları sürdürülmektedir. Bu politikaların doğal sonuçlarından olan, bir taraftan kamu kurumları özelleştiriliyor ve işten çıkarmalar artıyor, diğer taraftan geniş sosyal tabakaların tarihsel kazanımları olan, sosyal yardımların, işsizlik sigortası ve emeklilik kasalarına yönelik kısıtlamalar giderek artmaktadır.

Bu durum giderek toplumun önemli bir oranını hızlı bir şekilde yoksulluğa doğru sürüklenmektedir. Yoksulluk dünyanın en zengin ülkelerinden biri olarak kabul edilen İsviçre’de, yine bu ülkenin kendi resmi verileri olan, İsviçre federal istatistik bürosuna göre, 2018’de İsviçre’de yaşayanların %7,9’u gelirine göre yoksulluktan etkilenmektedir. 8 milyondan biraz daha fazla bir nüfusa sahip olan İsviçre’de CARITAS’a göre yine 1 milyondan (1,16 milyon) fazla kişi yoksulluk tehditti altında yaşamaktadır.[4] Yoksulluğun artık marjinal bir durum olmadığını Korana virüsü sırasında oluşan gıda kuyruklarından da bütün kamuoyu görmüş oldu.

Yoksulluk tehditti altında olan toplum kesimleri başta yabancılar, kadınlar, emekliler, çocuklarla tek yaşayan anne-baba, geçici ve düşük ücretli işlerde çalışan ailelerdir. Ayrıca düşük eğitim veya herhangi bir meslek sertifikasına sahip olamayan çalışanlar da bu kategoriye girmektedir. Yani çalıştığı halde insan onuruna yaraşacak bir ücret alamayan yüzbinlerce insan dünyanın en zengin ülkelerinden olan İsviçre’de yaşamaktadır. Bu bir kadar değildir. Bunun nedeni eşitsizlik üzerinden kurulu kapitalist, üretim, tüketim ve bölüşündeki adaletsizliktir. Eşit, özgür ve adil bir paylaşım için hep birlikte durarak, örgütlenerek ve davranarak basabiliriz.  

Vaud Kantonu Mart’ta genel seçimlere gidiyor

Bildiğimiz gibi Mart 2021’de Vaud Kantonu ve bütün komünlerinden genel seçimler yapılacaktır. Bu seçimlerde yabancıların seçme ve seçilme haklarını aktif bir biçimde kullanmaları çok önemlidir. Yaşadığımız ülkede hakkımızda alınan kararlarda sözümüzü söylemek, katkı vermek ve aleyhimizde olabilecekleri engellemek bizim inisiyatif almamamıza bağlıdır.  

Türkiye’den gelen birinci kuşak siyasi göçmenlerin çocukları olan arkadaşlarımız, Ayten KARAKUYU GÜR, Özlem DURSUN ve Aydın Gürsel BAKIR Mart 2021’de yapılacak olan seçimlerde İsviçre İşçi Partisi (POP), Dayanisma (solidaritèS) ve bağımsızlardan oluşan, Ensemble à Gauche (EàG – Birlikte Sola) partilerinin ortak listesi olan 8. listeden Lozan Belediye Meclisine adaydır.

Bu seçimlerde önceliğimiz mümkün olan en geniş politik cephenin oluşturulmasıdır. Oluşan bu sol ve devrimci cephenin ortak bir politik program etrafında birleşmesi, bu programı savunması ve bu programın hayata geçmesi için birlikte mücadele etmesidir. Bu açıdan Lozan’da oluşan Ensemble à Gauche (EàG) (Birlikte Sol’a) ve programı bizimde savunduğumuz arkasında olduğumuz ortak taleplerimizi ifade etmektedir. Her Türkiyeli ve Kürdistanlı seçmeni bu program etrafından birleşmeye, birlikte mücadeleye ve Ensemble à Gauche (EàG) listesi olan 8. listeye oy vermeye ve oy istemeye çağırıyoruz. Bunun gerçekleşmesi için özellikle oy kullanma oranının düşük olduğu Türkiyeli ve Kürdistanlı seçmenlerin oy kullanmasını sağlamak için özel çalışma yapmak gereklidir. İkinci derecede önemli olan ise, seçim sisteminin de her seçmene verdiği hak olan, listelerde bulunan adaylar arasında tercihli oy kullanma haklarıdır. Bu hakkın kullanımında göz önünden bulunduracağımız genel prensiplerimiz şunlardır: 

  • Ortak listenin politik birliğini ve ağırlığını korumak
  • Kadın, LGBTIQ+ bireyler ve yabancı kökenli adayların pozitif bir şekilde desteklenmesi
  • Avrupa düzeyinde örgütlenen ve kendisini buradaki mücadelenin asli unsurlarından biri olarak gören partimiz, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), üyesi ve dostu olan adayların aktif bir şekilde desteklenmesi
  • Türkiye ve Kürdistan’dan gelen adayların desteklenmesi

Ensemble à Gauche (EàG) adaylarının olmadığı yerlerde ise en yakın politik programı savunan parti ve adayların desteklenmesi genel mücadelenin kazanımları açısından önemlidir. Vaud kantonu ve bağlı komünlerde politik yapılara baktığımızda, Ensemble à Gauche (EàG) liste ve adaylarının olmadığı yerlerde, oyların daha çok Sosyalist Parti ve Yeşillere verilmesi önemlidir.   

Peki bu seçimlerde kimlerin seçme ve seçilme hakkı var?

Vaud Kantonun 2003’te kabul ettiği yeni Anayasasına göre:

  • 18 yaşını dolduran kadın ve erkek,
  • 10 yıldır yasal bir oturma belgesiyle kesintisiz olarak İsviçre’de ikamet eden,
  • En az 3 yıldır bir yasal oturma belgesi ile Vaud Kantonunda ikamet eden,
  • Vaud Kantonun herhangi bir komününde “B veya C” kimliğine sahip bütün yabancılara komün seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınmaktadır.

Bu hakkın tanınmasından sonra yapılan ilk genel komün seçimleri olan Mart 2006’daki seçimlere yabancı kökenli seçmenlerin seçime katılım oranı %26,9 iken buna karşılık İsviçreli seçmenin katılımı %43,7 dir. Bu oran 2011’de yapılan genel komün seçimlerine katılıma baktığımızda daha da düşerek %23,1’e gerilerken, buna karşılık İsviçreli seçmenin seçimlere katılım oranı %43,1’lerde aşağı yukarı sabit kalmaktadır. Önümüzdeki Mart’ta yapılacak seçimlere aktif katılarak geleceğiniz için sözünüzü söyleyin. Tarihin çarkını döndürmeye devam eden yoksulların, kadınların, gençlerin, göçmenlerin mücadelesine hep birlikte omuz verelim.  Rosa Luxemburg’un dediği gibi, hep birlikte “Ya Sosyalizm Ya Barbarlık” diyelim!

Lozan, 10.02.2021


[1] https://www.bundespublikationen.admin.ch/cshop_mimes_bbl/00/0024817F68691EE1BBB67B662CA97586.pdf, p.33. consulté le 30.12.2020.

[2] https://www.bfs.admin.ch/bfs/fr/home/statistiques/population/migration-integration/nationalite-etrangere.gnpdetail.2020-0182.html, consulté le 28.12.2020.

[3] https://www.atlas.bfs.admin.ch/maps/13/fr/15475_90_89_70/24239.html, consulté le 28.12.2020

[4] https://www.caritas.ch/fr/ce-que-nous-disons/faits-et-chiffres/pauvrete-en-suisse.html, consulté le 29.12.2020.

 

 

- Advertisement -

En Çok Okunan